Bırak bu işleri yahu,
Şiir gibi yaşamakta neymiş,
Ben şair miyim ki ?
Sadece seni isterim ben
Senden öte seni
Senden ziyase seni …
Yok efendim yaşamayı ciddiye alacakmışısız,
Seninle gülmek hüzünlü bir filmin ortasında
Hem de şöyle en kalabalık matinede ….
Hem yaşamak ciddiye alsa beni, istemeye gelirdi,
Ben niye ciddiye alacakmışım onu ?
Ben öyle şey istemem, şairler yapsın
Sadece seni isterim ben
Senden öte seni
Senden ziyase seni …
Kimisi ıslanır sonbahar yağmurlarında el ele,
Ben hiç kıyabilir miyim sana ?
Sarıp sarmalarım,
Üstüne ceketimi verir,
Bir de güya düşmesin diye,
Atarım kolumu omzun ki
Ne yapıyorsunuz diye soranlara,
Sevişiyoruz derim.
Bırak şairler ıslansın, hasta olsunlar
Zaten bundan değil mi genç yaşta ölmeleri ?
Sadece seni isterim ben
Senden öte seni
Senden ziyase seni …
Hiç öyle ağır ağırda çıkmam merdivenleri,
Bilirim sen yemeği hazırlamış,
Yolumu gözlersin,
Ne kadar çabuk çıkarsam,
O kadar çabuk öperim yanaklarını,
Nasıl ağır ağır çıkayım şimdi ?
Bunu da istemiyorum bak,
Sadece seni isterim ben
Senden öte seni
Senden ziyase seni …
Kimisi mapusa düşer,
Bir don atlet ister,
Benim suça elim gider mi hiç,
Ucunda seninle ayrılık varsa ?
Güneşin sıcaklığı, martıların seslerinden bahsetmeleri yok mu bir de ….
Senin teninden sıcak, senin sesinden güzel,
Başka bir şey yaratmamış ki yaradan,
Ama bilmezler işte.
Ha bilmesinler zaten !
Kıskanırım seni ben pek çok,
O yüzden ezberletmem kimseye güzelliğini,
Kabirdeki böceklere bile hem de,
Bu şairlerin ki de laf işte …
Ben istemem şair olmak,
Sadece seni isterim ben
Senden öte seni
Senden ziyase seni …
Onur AKTAŞ